1 Eylül 2026
Rölöve, restitüsyon ve restorasyon genelde birbirinin yerine kullanılır — oysa bu üçü, tarihi bir yapının korunması sürecinde art arda gelen üç ayrı aşamadır. Birini atlayarak diğerine geçmek, hem teknik hem hukuki (koruma kurulu onayı) açıdan mümkün değildir. Aralarındaki farkı netleştirelim.
Rölöve: yapının bugünkü halini belgelemek
Rölöve, bir yapının şu anki durumunun; ölçülerinin, planının, cephelerinin, kesitlerinin ve varsa bozulma/hasar izlerinin ölçekli çizim ve fotoğraflarla birebir kayıt altına alınmasıdır. Yorum veya öneri içermez — sadece “yapı şu anda böyle” der. Her restorasyon sürecinin ilk ve zorunlu adımıdır.
Restitüsyon: yapının özgün halini yeniden kurgulamak
Restitüsyon, yapının zaman içinde kaybettiği veya değiştirdiği özgün (ilk) haline dair bilimsel verilere (arşiv belgesi, eski fotoğraf, benzer dönem yapıları, iz analizi) dayanarak hazırlanan varsayımsal bir geri kurgu çizimidir. “Yapı özgün halinde muhtemelen böyleydi” sorusuna cevap verir; fiilen inşa edilmez, sadece belgelenir ve önerilir.
Restorasyon: yapıyı fiziksel olarak onarmak
Restorasyon, rölöve ile tespit edilen mevcut durum ve restitüsyon ile önerilen özgün kurgu ışığında yapının fiilen onarılması, güçlendirilmesi ve günümüz ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden işlevlendirilmesidir. Üçü arasında sahada uygulamaya dönüşen tek aşama budur.
Özetle sıralama
Süreç her zaman aynı sırayla ilerler: önce rölöve (mevcut durum tespiti), sonra restitüsyon (özgün hal önerisi), son olarak restorasyon (fiili onarım ve uygulama). Rölöve-Restitüsyon-Restorasyon projelerimizde bu üç aşamayı bir arada yürüttüğümüz çalışmaları görebilirsiniz.
Sırada ne var?
Tarihi ya da kültürel değeri olan bir yapınız varsa, hangi aşamadan başlamanız gerektiğini restorasyon hizmetimiz kapsamında birlikte değerlendiriyoruz. Detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz.
